Kabil’in, Habil’i öldürdüğü günden beri yollardayım
Kıtalar boyu aradım seni
Issız vadilerden,
Derin kanyonlardan geçtim
Kızgın çölleri,
Yalçın tepeleri aştım
Yüksek dağları
Azgın suları yarıp geldim
Okyanuslar boyunca aradım seni
Kaç tufan yaşadım
Kaç felaket gördüm
Kaç memleketten kovuldum
Sürgün edildim şehirden şehire
Zindanlarda çürüdü ömrüm
Kaç kere ölümü yaşadım
Kaç kere ölümden döndüm
Yangınlara atıldım kaç kere
Kaç savaş verdim adına
Vuruldum, yaralandım
Ne acılar çektim
Ne işkenceler gördüm
Kelepçelendim
Ayaklarımdan asıldım
Aç kaldım
Susuz kaldım aylar boyu
Kaç kere firar ettim
Kaç kere kurşunlandım
İnfaz edildim
Çarmıha gerildim
Aforoz edildim kaç kere
Kaç kere kovuldum kiliseden
Cami kapıları kapandı yüzüme
Kaldırımlarda kaldım soğuk gecelerde
Müslümanlarca terk edildim
Akarsular boyu koştum ardında
Dar kayalıklarda aradım seni
Uzun yolculuklara çıktım
Yol kesenler,
Eşkıyalar çıktı yoluma
Ne yalanlar uydurdum
Ne oyunlar çevirdim
Kaç yemini bozdum
Sana gelmek için
Seni bulmak için
Dostlarımı bıraktım
Hatıralarımı, şiirlerimi
Bütün geçmişimi yaktım
Sevdiklerimden, aşklarımdan
Memleketimden, öz vatanımdan
Her şeyimden vazgeçtim
Düşmanlarımı bile affettim
Onurumu ezdim
Gururumu çiğnedim
Her şeyden tövbe ettim
Yalvardım, yakardım
hayallerde seni düşledim
Yollarda aradım seni
Pencere kenarlarında kaç gece bekledim
Kapı eşiğinde oturdum sabahlar boyunca
Belki gelirsin diye
Uyumadım kaç gece
Secdeye gittim
Dua ettim her ayinde, her namazda
Ölüm haberini Kerbela’dan aldım
Hançer üstüne hançer
Kılıç üstüne kılıç vurmuşlar
Zalimler, vicdansızlar
Acımamış çocukluğuna
Sonra lanetlendi dünya
Ümitsizlendim
Yeise kapıldım
Yitirdim umutlarımı derken
Bir ışık gördüm fezada
Düştüm peşine gezegenlerce
Kaybettim yolumu
Sellere kapıldım
Fırtınalarla sürüklendim
Dipsiz uçurumlara yuvarlandım
Senin haberin yok
Yokluğunda çok acı çektim çok
Yok edildim kaç kere
Hiroşim’da bombalandım
Parçalandım
İnsaniyet ikliminde tekrar yeşerdim
Dirildim, yeniden canlandım
Hayata umutlar ekerken,
Vahşilerce tarandım
Yakıldım
ateşlere verildi cesedim
Asit kuyularına atıldım Halepçe’de
Utandı insanlık
Çirkinleşti dünya
Kızıl bir öfke kana sulandı
Bosna’da vuruldu güvercinler
Gazze’de sabi çocuklar
Felluce’de kadınlar lekelendi
Körpe çiçekler öksüz kaldı
Kirlendikçe, kirlendi vicdanlar
Maraş’ta, Sivas’ta, Van’da
Çorum’da, Bingöl’de, batman’da
Katledildi geleceğin
Vuruldu aydınlığın güneşi
Çekildi etraftan merhamet
Acımasızlaştı insanlar
Kaç ülke girdi birbirine
Kaç ülke savaştı adına
Bulamadık seni hala
Nerdesin,
Ey! Asırlardır beklediğimiz
Ey! Her şeyden en çok istediğimiz
Gel artık ey! Barış
Bitsin bu kavga, bu ölüm, bu savaş, bu yarış!
Kudbettin Çelik
Adınız/Soyadınız *
E-mail adresiniz
Yorum Detayı *