Dedem seyit tahır
Güleç yüzü yüklü kahır
Öğrenmiş Eyüp’ten sabır
Çalışırdı gündüz gece
Düşünürdü ince ince
Huda ismi hece hece
Sabah akşam zikrederdi
Cömert, misafirperver
Rızkına ne endişe, ne keder
Kapısına gelen bir sefer
Hoşnut ile ayrılırdı
Gönlü derin bir umman
Tek derdi din u iman
Dünya koca bir yalan
Der dedem seyit tahır
Köy köy, şehir şehir
Geçti çok dere, nehir
Allah aşkı bilse zehir
Kana kana içer dedem
Mesken tutmuş Dinarı
Fark etmez yazı baharı
Çocuk, genci, ihtiyarı
Herkes onu çok severdi
Namı duydu her memleket
Cezp etmedi onu şöhret
Torunları ondan ibret
Tevazuyu öğrendiler
Gururu pek, gönlü ince
Ay semadan inince
Kalkar gece sessizce
Namaza durur dedem
Zamana karşı aks bir çınar
Tükendi zaman, geçti kaç bahar
Belli ki daha çok ömrü var
Seyit tahır dedemin
Düşürmez dilinden niyazı
Terk etmez asla namazı
O mevlasından, Mevla ondan razı
Haşemoğlu son sözün
Senden razı oğul-torun
Cennet olsun senin yurdun
ibrahim işler - 2010-12-12 13:20:51ne mutlu böyle insanlara ve ne mutlu böyle insanların atmosferinde yetişenlere.
Adınız/Soyadınız *
E-mail adresiniz
Yorum Detayı *