Çocuklar farklı yaş dönemlerinde farklı gelişimsel özellikler gösterirler . Bunların bazıları anne ve babaların hoşuna giden ve gurur verici özelliklerken ,bazıları da son derece sinir bozucu ,tahammül edilmesi güç ve enerji tüketici durumlardır. Bu dönemlerin özelliklerini bilmek ,ailelerin paniğe kapılmalarını engelleme ve çocuklarını zorlamalarını önleme açısından çok önemlidir.
Gelişim dönemleri bıçakla kesilmiş gibi kesin çizgilerle ayrılmaz. Bir önceki dönemin özellikleri yeni gelinen dönemde de belli bir süre devam eder. Bireysel farklılıklar olduğu gibi ,genellikle belli yaşlar kritik dönem olarak gözlenebilir. Özellikle 1.5 yaşla 5-6 yaş arasındaki dönemin beklenen ve en zorlayıcı özelliği de İNATÇILIKTIR.
Çocuğun gelişim aşamalarına bakıldığında 1,5-3 yaş arasındaki dönemin çocuğun inatlaşma davranışlarının yoğun olarak görüldüğü bir dönemdir.Çocuk anne ve babasının dediğinin tam tersini yapmaktan ve kuralları çiğnemekten adeta zevk alır. Amacı sizi kızdırmak ve çileden çıkarmak değil, koyduğunuz kuralın ya da yapmasını istediğiniz davranışın ne kadar önemli olduğunu öğrenmektir.
Anne ve babaların yapacağı en önemli şey çocuk birşey düşünmeden ‘HAYIR’ cevabı vermemektir. Eğer gerçekten haklıysa ve gerekli bir şey istiyorsa ‘EVET ‘ demek sizi zor durumda bırakmaz . sizi zor durumda bırakacak olan önce ‘HAYIR’ dediğiniz bir şeye daha sonra ‘EVET’ cevabını vermektir. Koyduğunuz kurallar olabildiğince az açık ve anlaşılır olmalıdır. Bir şey yapmasını istediğimiz de ya da bir konuda sınır koyduğumuzda söylediklerimiz ‘HAYIR ‘diyemeyecekleri şekilde düzenlememiz gereklidir.’sütünü iç’ diye diretmek yerine sütünü bardakla mı içersin yoksa fincanda mı içersin diye sunmak daha doğru olacaktır. Yemediği bir sebze yemeğini farklı şekillere büründürerek önlerine koymak çocuk da farklı etkiler yaratabilir.
Bazen çocuklar onlara olan sevginizi ,sabrınızı ,dayanma ve katlanma gücünüzü ölçmek için de inatlaşabilirler. Sinirlenir, kızar, özellikle de ceza verirseniz onları sevmediğinizi düşünebilirler . Çocuğunuzla olan ilişkiniz de önemli olanın kimin daha güçlü olduğunu ispatlamak değil, kendine güvenli, kişilikli ve mutlu bir çocuk yetiştirmek olduğunu unutmayın.
Çocuğun inadını fazla önemsediğiniz , kızdığınız yada üzüldüğünüz zaman bunu size karşı bir koz olarak kullanabilir.Sizinle birlikte sofraya oturup yemek yememekte inat eden çocuğunuzu zorlamak yerine ‘sen bilirsin ,ama biraz sonra acıktığında senin için yeniden sofra kuramam,bir sonraki öğüne kadar aç kalırsın ‘diyerek seçimi ona bırakabiliriz. Bir süre sonra acıkıp geldiğinde de ‘biraz önce bizimle yemek yemeyip aç kalmayı sen seçtin , ben şimdi sana sofra kurmak zorunda değilim ‘diyerek yaptığı seçimlerin bir bedeli olduğunu öğretebiliriz.
Kural koyma ve uygulama konusunda anne ve baba arasında uyum ve tutarlılık olmalıdır . birinin hayır dediği şeyi diğerinin evet demesi çocuğun kafasını karıştırır,neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğrenmesini engeller. Aile büyüklerinin de anne ve babanın koyduğu kuralları değiştirmeye kalkması olumsuz sonuçlar doğurabilr. Genellikle bizim toplumumuzda torununa kıyamayan anneanneler ve dedeler ve ailenin diğer büyükleri bulunuyor. Çocuğun ebeveyninin koyduğu kuralları görmezden gelen büyükler, iyilik yaptıkları düşünseler bile aslında çocuğa en büyük kötülüğü yaptıklarının farkında olamıyorlar ne yazık ki..,
Eğer çocuğun neden inatlaştığını bulup, duygularını anladığımızı ona sözel olarak ifade edebilirsek bir süre sonra inadının ortadan kalktığını gözlemleriz. Çocuk ne kadar küçük olursa olsun ,kendisine açıklama yapıldığında ve duyguların anlaşıldığını fark ettiğinde ,kendisine değer verildiğini hisseder. Bu durum aynı zamanda çocuğa hayatı boyunca nasıl konuşacağı, kendisini nasıl ifade edeceğini ve sorumluluklarını nasıl çözebileceğini konusunda model teşkil eder. Bu konuda anne ve babalara düşen, kendilerinde ki aktif dinleme ve geri bildirim verme becerilerini keşfetmelerini , geliştirmelerini ve etkin biçimde uygulamalarıdır.
İREM SAVCI
memed memed - 2010-06-07 21:03:40Güzel noktalara değinmişsiniz fakat yazını uzun zamandan beri duruyor burda.yazarlık üretmektir.Yeni yazılar yazarsanız köşeyi boşuna işgal etmiş olmazsınız.
Adınız/Soyadınız *
E-mail adresiniz
Yorum Detayı *