Kamburuyla yaslanırdı ormanda uzanan güneşe, ağaç
Utangaç bir sevincin muhayyilesiyle düşünürken
Aşk çoğalıyordu Havana’daki Nazım’ın iniş haberiyle
Mutluluğun resmini yapamayan şair,
Resmini çizecekti aşkın az sonra
Sürgün olmayacaktı tuvallerinde ressamın
Soyutlamıştık sürgünlerden eskizleri
Umutlar özgürlüğe dolanacaktı resimlerde
Unuttuklarımızı gizleyerek
Seslenerek yağmura
Sessiz kal diyecektik paslanmış devrim salıncaklarında
Ey özgürlük!
Güneşe sarıl, suskun gökkuşağının rıhtımında
Santa Clara’yı düşün sonra
Küba’yı sayıkla gün batımlarında
Niçin duruyorsunuz öyle
İçin akan cemreleri gözlerinden ağacın
Çin Seddi’ne karşı fısıldayın adını özgürlüğün ilelebet
İçsel bir dokunuş hışırtısıyla
Nedensiz bir cevap bulana kadar…
Kimler akıp gitti öyle
Fotoğrafına bakmadan özgürlüğün
Nereye dokunuyorlardı sebepsiz yere
Yıldız mı kaydı yoksa
Neden hep düşünüyor ağaç
Tutun ağacı kollarından
Ve ‘’kırın zincirleri’’
Tanrı indi yeryüzüne!..
Adınız/Soyadınız *
E-mail adresiniz
Yorum Detayı *