Korkmak mı ? O da ne.! Korku bana çok uzak bir kelime, ben bir şeyden korkmam vb... Kendimizi ne kadar da çok kandırıyoruz oysa . Evet aramızda ki bir çok kişi korkularını benim gibi kısmen saklamakta. Neden mi korkuyoruz?. Belki aniden çıkan bir ses , yalnızlık korkusu, bir asansörde mahsur kalma bu korkuları daha çok türetebiliriz tabi ki.
Bu korkularımızın çocuklukta yaşadığımız olaylardan kaynaklandığını ve beynimize kalıcı bir şekilde yerleştiğini biliyor muydunuz? Şimdide bu korkuların oluşmasında temel etken olan çocukluğa dönelim . Çocuk küçük yaşlardan itibaren korkuyla tanışır. Korkunun gelişimi çocuğun gelişimi ve büyümesiyle birlikte şekillenir. Zaman içinde değişim gösterir.Her dönemin, yaşın kendine özgü korkuları vardır. Bu korkulardan birkaçı
-Karanlıktan korkma-Doğaüstü Varlıklardan Korkma-Yetişkinlerin Kullandığı Bazı Sözlerden Korkma-Anne- Babadan Ayrılmaktan Korkma-Hayvanlardan Korkma-Yaralanmaktan Korkma-Felaketlerden Korkma-Yeni Yerlerden Korkma-Banyodan Korkma-Cezalandırılmaktan Korkma Toplumumuzda en çok görülen Yanlış ;Anne-babalar ve çocuğun yakın çevresi korkuyu disiplin aracı olarak sık sık kullanarak, onları korkutarak kontrol altında tutmaya çalışmasıdır.Ama bu korkular çoğu zaman devam eder,çocuğun ve ailenin yaşantısını olumsuz yönde etkilemeye başlar.Gece tek başına tuvalete gitmekten, evin hemen karşısındaki bakkaldan ekmek almaktan çekinirler.Biraz büyüyünce korkuyorum demeyi kendisine yakıştırmayan çocuk başka bahaneler öne sürer. Buna aileyi hatta kendilerini bile inandırabilirler.Ama tüm bunların temelinde anne-babanın, çocuğun masum dünyasına risklerini düşünmeden soktukları,gerçek olmayan düşünce ve korkular yatar. En önemlisi çocuğun üzerine giderek destek olarak bu korkuları yenmesi sağlanmalıdır.
Çocuğun korkusuna saygı gösterilmelidir. Çocuğun korkusuyla alay etmek onu gülünç duruma düşürmek yapılmaması gerekenlerin başında gelmektedir. Bu tür davranışlar çocuğu küskünlüğe götürebildiği gibi anlaşılmadığı inancını da verebilir. Bu korkuları yenmesi adına ;* Çocuğun korktuğu şeye yavaş yavaş alışması sağlanmalıdır. Korku asla birden bire giderilemez, alıştıra alıştıra giderilebilir. Karanlıktan korkan bir çocuğu, ışığı yavaş yavaş azaltarak karanlığa alıştırmak gibi.*Çocuğun korkularının geçici olduğuna güvenip sabırlı davranılmalıdır. Çocukların büyüdükçe korkularının üstesinden gelebilecekleri unutulmamalıdır. Çocuklar korkularından daha çabuk büyürler. *Çocuklara güven verilmesi ve yaşıtların, anne babaların, kardeşlerin model alınması yoluyla korkular azaltılabilir ya da ortadan kaldırılabilir. Çocuk, kendi yaşıtlarının korkusuzca yaptıkları işleri görüp işitirse, kendi de bu “cesur” çocuklar gibi olmaya çalışır ve korkusundan kurtulma yönünde adım atar. Ayrıca çocukların, korkularıyla ilgili olarak söylediklerini dinlemek ve onlara güven vermek sorunun çözülmesini kolaylaştırır.
Bu maddelere dikkat edilirse aşılmayacak korku yok emin olabilirsiniz. Peki hemen denemeye ne dersiniz?:)
İREM SAVCI
Adınız/Soyadınız *
E-mail adresiniz
Yorum Detayı *