Midyat İzlenimlerim 2

 
  •  
    • Midyat’ta en büyük problemlerden birisi de otopark problemidir. Midyat’ta arabanızı park edebileceğiniz bir tane bile otopark bulunmayışı, modern şehircilik anlayışına ters bir yönetim şeklidir. Ben Midyat’tayken yaşadığım bir olayı sizlerle paylaşırsam olayın vahametini daha iyi anlarsınız.  Midyat’lı olan esnaf arabasını park etmek için şehir merkezinde uygun bir yer arar ama bulamaz. Arabasını Atatürk ilköğretim okulunun oralarda bir yere park eder. Güvenli olarak park edebileceği başka bir yerde bulamaz zaten. Arabasını almak için  geri döndüğünde ise arabanın benzin dış kapağı kırılmış ve iç kapağının yerinde ise yeller esmektedir. 1-2 saat çevreyi arar tarar ama bulamaz kapağı. Etraftaki çocuklara para vaat edince kayıp kapak 2 dakika içinde bulunuverir. Bir Midyat’lı arabasını güvenle park edebileceği bir yer bulamazken bir turist nasıl güvenle arabasını park edebilir? Şehri ikiye ayıran anayolun iki tarafı da arabalarla dolu durumda ve evleri şehir merkezine 100-200 metre uzaklıkta olan insanların arabayla şehir merkezine gelip arabalarını yol kenarlarına akşama kadar park etmelerinin mantığını bir türlü anlayabilmiş değilim. Medeniyetler Beşiği olmakla övünüyoruz ama hiçbir medeni ülkede bu görüntü kirliliğini görmedim.

    • Midyat kuyumcular çarşısının hemen önüne turist otobüslerinin park etmesi, bir medeniyet göstergesi değil ancak gelişmemişliğin bir göstergesidir. Hiçbir turizm bölgesinin en merkezi yerine otobüslerin park etme lüksü yoktur. Gelen turist otobüsleri şehirlerarası otogara yönlendirilirse hem kazanç sağlanmış olur hem de şehir merkezi görüntü kirliliğinden ve trafik yoğunluğundan kurtulmuş olur. Belediye tarafından yetersiz olmakla beraber konulan çöp kutularının kullanılmayıp, herkesin elindeki artıkları yerlere atması kabul edilemez bir durumdur.
    • Midyat’ta sadece yöresel yemek yiyebileceğiniz bir lokantanın olmayışı, Midyat’ta yaşayanlar için bir şey ifade etmeyebilir ama ilk defa gelen bir turist için çok önemlidir. Birkaç lokantada yöresel yemek diye sunulan yemeklerin ne kadar yöresel olduğu ayrı bir tartışma konusudur. Evlerde pişirilen bulgur pilavının, güvecin, içli köftenin ve diğer yemeklerin benzerini bulabileceğiniz bir lokantanın açılması turizm açısından çok önemlidir. En basitinden, evlerimizde yaz aylarında iştahla yediğimiz Mehir çorbasını kaç lokanta şortan’la (Şortan: Süzme yoğurdun küçük toplar halinde kızgın güneşte kurutulmasıyla elde edilen ve mehir yapmak için kullanılan ve uzun süre dayanabilen gıda maddesi)  yapıyor? Şortanla yapılmayan mehir çorbasına yöresel yemek demek ne kadar doğru olur takdirlerinize bırakıyorum. Sadece yöresel yemekleri yapan lokantaların açılması kadınların istihdamı için de yeni bir iş alanı oluşturacaktır. Düşünsenize lokantaya gidiyorsunuz ve hemen önünüzde içli köfteler yapılıp pişirilip sıcak sıcak size servis ediliyor. Yapılışından servisine kadar tüm aşamaları gözünüzün önünde bir film şeridi gibi geçecektir. Bu hizmetin Midyat’a ilk defa gelen bir turistin zihninde yaratacağı etkiyi hangi lüks lokanta sunabilir? Gelen turistlerin birçoğu Adana kebabını da, et şişi de, pideyi de  geldiği yerde zaten yiyebiliyorken onları nefis yöresel yemeklerimizden mahrum bırakıp her yerde bulabileceği yemekleri sunmak akılla açıklanabilecek bir durum değildir.

    • Diğer çok önemli bir konu ise Telkari konusudur. Defalarca dile getirmeme rağmen, maalesef Midyat telkarisi artık bitme noktasına gelmiştir. Midyat telkarisini yapmak, emek, ustalık ve beceri ister. Maalesef  bu işi yapan ustaların büyük bir kısmı çalışırken gerekli tedbirleri almadıkları için görme yeteneklerini kaybetmeyle karşı karşıya kaldıklarından artık işin kolayına kaçmak zorunda kaldılar ve vitrinlerini Beypazarı, Trabzon ve Tayvan gümüşleri ile doldurmaya başladılar. Kolay bir kazanç kapısı olarak görülmeye başlanınca mantar gibi Gümüş satan dükkanlar bir bir açılmaya başlandı. Geçenlerde Midyat’ı ziyaret eden bir arkadaşım bana büyük bir hevesle Midyat telkarisi aldığını söyledikten sonra ben de neler aldığına bakmak istediğimde şaşkınlığımı gizleyemedim. Çünkü arkadaşıma Midyat telkarisi diye satılan gümüşler Uzakdoğu ülkelerinden ithal edilen markazit gümüşten başka bir şey değildi. İşin en önemli ahlaki(?) noktası ise arkadaşıma bu gümüşlerin Midyat telkarisi diye satılmış olmasıydı. Midyat  telkari sanatı can çekişmektedir. Gerekli tedbirler alınmadığı zaman Midyat telkarisi diye bir şey kalmayacağını tahmin etmek için kahin olamaya gerek yoktur.
    • Son olarak, Midyat ve çevre illerin yazları mesire yeri olarak kullandıkları Beyazsu konusunda izlenimlerimi paylaşmak istiyorum. Beyazsu’yun çıktığı yer betonla doldurulmuş durumda. Suyun çıktığı yerin betonla doldurulmasının ne kadar doğru bir karar olduğunu eski fotoğraflarla yeni fotoğrafları karşılaştırdığınızda daha iyi anlıyorsunuz. Beyazsu’da yer alan tesisler ise ayrı bir yazı konusu. Yemek  fiyatları aşırı pahalı. İşletme sahiplerine bu durumu sorduğumda, kiraların yüksekliğinden dolayı bu şekilde satmak zorunda kaldıklarını ifade ettiler ama işin doğrusu böyle değil. Birçok tesis zaten kendi yerinde hizmet veriyor ve kira ödemiyor. Vergi yok, çalışanların çoğu aynı aileden, yemekler lezzetsiz ama fiyatlar aşırı pahalı. yemek yemek için aracınızla bir tesise girdiğinizde hem sizden hem de araba için ayrı para alıyorlar. Araba için aldıkları para kadar benzin arabaya doldursalar, hadi neyse araba da karnını doyurdu diyeceğim. İşin espiri tarafı bir yana, birilerinin bu vurguna bir dur demesi gerekir diye düşünüyorum. Beyazsu’da suyun kenarına kurulan ahşap tahtlarda yenilenlerden kalanların suya atılması ise işin tuzu biberi. Bir de dikkatimi çeken en önemli detay ise, Beyazsu’da içme suyu istediğinizde  Adana’dan paketlenen toroslardan şişelenen suyu gürül gürül akan suyun karşısında midenize indirmeniz olacaktır. Beyazsu’da 15 gün önce içtiğim şişe suyu benim mideme oturdu, hala hazmedemedim. Sizi bilemem!...
    Devamı bir sonraki yazıya...

YAPILMIŞ YORUMLAR

şehmus gültekin - 2010-11-12 17:32:12
gözlemlerinize yüzdeyüz katılıyorum. maalesef midyata zarar vermek için elimizden geleni yapıyoruz. duyarlılığınıza bir midyatlı olarak teşekkür ediyorum. inşallah herkes bu yazınızdan payına düşeni alır. kendine çekidüzen verir.
mehmet arslan - 2010-09-05 14:57:02
Bence çocukları o benzin kapağına yönlendiren, çocuklarının çocukluklarını yaşayabileceği alanlara sahip olamayışından kaynaklanıyor. Çocuklar ya orta röfüşde yada caddelerde oynuyor. Neden mi? Cumhuriyet mah. yada Akçakaya mah. kaç tane çocuk parkı yada spor oyun alanı var? Hiç yok. Peki çocuklar arabaların arasında yada caddeler de yaramazlık yapmayıp ne yapacak. Bunun sorumlusu belediyeciliği sadece parke taşı ile sınırlandıran zihniyettir... İnşallah vijdanları sızlar çocukları hatırlarlar.
Aydin Bülbül - 2010-08-30 00:08:16
Degerli Abdurrahman kardesim,cok güzel izlenimler edinmissin.Sana hak vermemek elde degil bütün bunlara birde isgal edilen kaldirimlari yayalarin kaldirimda degilde yolda yürümerini de(ki herhalde oradakiler alismis olmali)yazsaydin. Yesil alan otopark birakilmayip yapilan(sözüm ona apartmanlar?i)Da ekleseydin yetkilileri daha fazla dikkat etmeleri icin göreve davet etseydin herhalde yemek daha lezzetli olurdu:):):)Saygilarimla!
Sesim batte - 2010-08-25 22:11:13
Değerlendirmelerinizi üzülerek okudum keske haksızlık yapıyorsunuz diyebilseydim.ınsanlarımız bilinçsiz yada ufukları geniş değil hiç bir zaman büyük hayallere sahip olamadık. Ya varolan ile yetindik yada varolani bile yok ettik.yapilmasi gereken en önemli olgu Halkin bilinclendirilmesidir.bilinclenen halk yerel yönetimleride harekete gecirir.umarim cagrilarina birileri kulak verir midyatin hak ettiigi degeri ve özeni gösterir.
sait batti - 2010-08-25 02:20:32
midyat ile ilgili izlenimlerinizin tamami belediye yonetiminin kolayca halledebilecegi seyler. Beyaz su ise temiz yerlerin tercih edilmesi ile kendiliginden cozulecektir.iyi karsilanmadiginiz bir tesise bir daha gimemelisiniz.Ben ozmenlerden baska yere gitmiyorum mesela...Bu tur yerler tavsiye edilmeli

Yorum Yaz / Bilgi Ekle

Yorumunuz (yazınız) editörlerimizce indelendikten sonra burada yayınlanacaktır...

Adınız/Soyadınız *

E-mail adresiniz

Yorum Detayı *